Neden hiç bir fasulye anneanneminki gibi olmuyor?

Kendimi bildim bileli yemek yemek bizim ailede bir "zorunlu ihtiyaç" değil, keyfi ritüeldir. Hele hele ceviz ağacının gölgesindeki kocaman bahçemizin olduğu çocukluk yıllarımda, bahçedeki masada öğün farkı gözetmeksizin hep yiyecek bir şeyler olduğunu hatırlarım. Gürcü kadınlarının mutfaktaki yetenekleri anneannemden anneme, annemden de bana geçmiş olsa gerek, en güzel kuru fasulyeyi, en güzel bulgur pilavını, en güzel turşuyu, en güzel mısır ekmeğini, en güzel lahanayı neden anneannem yapıyor diye düşünürdüm, anneannem ev işlerinden emekli olunca bir baktım, bir o kadar leziz yemekler bu sefer de bizim evde pişiyor.

Sülalede büyük çoğunluğumuz hafif(!) balık etliyiz. Bu balıklarız çeşitleri çiroz, hamsi, istavrit, palamut olarak değişebiliyor. Ama ben bizim soframızda "ayy ondan yemem rejimdeyim," "bana az koy, kilo alıyorum" cümlelerini duyduğumu, yediğimiz yemeğin dokunduğunu (annem bir kere aşırı doz kabaklı börek yüzünden hastanelik olmuştu onu saymıyorum) veya beslenmeyle ilgili anneannem ve dayımın diyabeti dışında bir rahatsızlığımız olduğunu hatırlamam.

İşçi emeklisi dedemin marketten "en iyisinden olsun" markasıyla istediği beyaz peynirle yapılan hamurların, mahalle kasabından hayvancığın sadece en lezzetli etinden çekilen kıymayla yapılan köftelerin, anneannemin defalarca kaynayıp süzülen, adı gibi şeker minicik kuru fasulyelerinin tadını hiç bir yerde bulamadım. Ailemle yaşadığım dönemde dışarıda yeme alışkanlığım olmadığı için, bu yemek işlerinde bir tuhaflık olduğunu üniversite için şehir dışına çıkınca anladım. "Ama anne" dedim, "bu yemeklerin tadı bir garip." Fark ettim ki fasulyeyi değil annemin fasulyesini, bulgur pilavını değil annemin bulgur pilavını seviyormuşum. "İçine ne marka bakliyat ne marka yağ koyduğu belli mi kızım onların?" dedi annem. Anladım ki "O marka"larla olacak iş değil, annemin el lezzeti olmadan olacak gibi, hiç değil.

Yurt hayatından ayrılıp kendi yemeklerimi kendim yapmaya başlayınca erzak alışverişi yaparken elimde telefonla dolaşıyordum: "Falanca marka zeytinyağı var anne alayım mı, şu marka fasulye var anne iyi midir?"

Lafı kâfi miktarda uzattım, bağlayayım. Bir yemek lezzetli, sağlıklı, faydalı olacaksa iki şeyi eksik etmeyeceksiniz: sevgi, ve kalite. Sevgi diyorum, çünkü ne olursa olsun bir işi sevmeden, özensiz yaparsanız başarılı olamazsanız. Malzeme kalitesi olmadan da dünyanın en becerikli aşçısını getirseniz o yemek bir şeye benzemez.

Çocuklarınız ev yemeklerine küsüp obezite neferi hamburgerlere sarılmasın. Annesinin fasulyesi dururken pizza söylemesin, hiç yağlı pizzalar ev yemeği gibi lezzetli olur mu canım?

Bakliyat konusunda hem annemden duyduklarım hem de dün gördüklerim doğrultusunda diyebilirim ki, Reis Gıda kesinlikle güvenilir, sağlıklı bir marka. Sevgili arkadaşım Fatoş Vayni Şahin'in davetiyle katıldığım "Reis Gıda ile Yerli Malı Günü" etkinliğinde Reis Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Reis anlatırken "aaaa" dedim, "aynı annemin söyledikleri işte."

Yerli, kaliteli, katkısız, genetiği değiştirilmemiş, baştan ayağa faydalı bir yemek yedirmek varken yavrularınıza, bir lira iki lira için lütfen ne idüğü belirsiz yemekleri mutfağınıza sokmayın. Vücudunuza yazık, emeğinize yazık. Ben hiç bir abur cuburu annemin yemeklerine değişmem, sizin çocuklarınız da fasulyenizi, bulgur pilavınızı istesin ki bağırsakları yorulmasın, karaciğeri yıpranmasın, proteinini, vitaminini, mineralini alsın ki sağlıklı, sapa sağlam kocaman adam olsun.

Ben, bizleri "Yerli Malı Günü" vesilesiyle aydınlatan ve içimizi rahatlatan Reis Gıda'ya, ve bu fırsatı biz bloggerlara veren canım arkadaşım Fatoş Vayni Şahin'e çok teşekkür ediyorum. Haydi şimdi önce markete, sonra mutfağa. Reis'in siyah pirinci çok lezzetli bu arada, tavsiye ederim :)

Sevgiler.




2 yorum:

  1. Güzel kızım bana hissettirdiklerin için teşekkür ederim anneden kıza harika bir miras var bizim ailemizde ilk sırayı sevgi alır ardından saymakla bitmez güzellikler seni seviyorum
    Annen

    YanıtlaSil
  2. Canımın içi güzel annem, iyi ki senin kızınım güzel olan her şeyi bize sen öğrettin. Seni çok seviyorum

    YanıtlaSil